ölüme dokunabilmek..

uzun ve çetin bir aradan sonra yazıyorum. bu sefer kendimi hicvetmekten başlayacağım 

bedenimin acizliğini hissediyorum ve nefsimin beni esir alması utanç verici

ucuz isteklere karşı neyi verdiğimin farkına varana kadar, bu derya deniz bereketli günler geçmiş olacak belki 

bilmiyorum derinlerden gelen bir hasretin sancısını yaşarken, beni esir alan isteklerim neden varlar! bunun bir imtihan olduğundan eminim. o zaman şu kanıya varmam yanlış olmaz. sanırım, kişinin imtihanı büyük oranda kendisidir 

bazen hasret çekmenin günah olduğunu düşünüyorum ama kendimi bundan vazgeçiremiyorum. 

eskiden düşünürdüm ve bu düşünmem beni çok fazla yorardı, şu an hissetmenin verdiği acı hazzı  tadıyorum. bu insana çok şey katıyor, eskisi gibi dertli olmuyorsunuz ve geleceğe dair düşünmüyorsunuz,  neden mi?  çünkü hakikate varmanın son nokta olması sizi dünyayı ve geçici sorunları düşünmekten alı koyuyor. 

gerçekten ölmüş birinin sanki sizinle yaşadığını hissettiniz mi?  belki de bir çoğunuz bu hissiyatı yaşamıştır, bunun sebebi birbirinize beslemiş olduğunuz hasretten ibaret... insan ölmekle yok olmaz, insan kalplerde ve zihinlerde boş bir esinti bırakarak bedenini terk ederse yok olur, bizi birbirimize bağlayan şey  ardaki inanılmaz derecede sevgi akımına sahip olan muhabbet bağıdır, birbirimize beslediğimiz hasrettir bizi var eden..

ben hasrete hasret kalmaktan ve dünyaya hasret beslemekten korkuyorum, umarım her zaman benimle olursun ve beni derin bir nurla aydınlatırsın.. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar