dar perspektiflere hapsettiğimiz ahlak kavramı üzerine..
değerli blogger sakinleri sizlere bu gün yaşadığım bir olaydan dolayı insani değerlerimizin en tepesinde yerini alması geren ama biz insanlar tarafından yanlış idrak edilen mühim bir konudan olabildiğince bahsetmek istiyorum. Ahlakiliğin ne olduğu konusunda perspektiflerimizin bu kadar değişkenlik gösterdiği şu dönemde tamamen objektif bir şekilde ahlak meselesini idrak edebilmek hayati önem taşımaktadır. Bunu eğer başaramaz ve toplumsallaşmanın bize kattığı dar ahlak perspektifiyle ahlakı yorumlarsak, ortaya insani değerlerden bi haber ahlakı ağzına sakız yapmış ama ahlaktan yoksun insan kümeleri çıkacaktır. İmmanuel Kant'ın, İnsan Doğasının Ahlakını Derinlemesine İnceleyen Ödev Ahlakı Kuramının en temel kavramı olan; "bir yerde eğer insan araçsallaştırılıyorsa burada ahlaktan bahsedemeyiz" öğretisi bu günkü ahlak perspektifine can suyu olabilir bence, ki çoğu düşünür ideal ahlakın arkasında ideal insan prototipini aramaktadır. Bizim için ideal insan prototipi; halı hazırda insanlara saygı ve sevgi gösteren, unları alay konusu yapmayan, kültürel değerlerimizden gelen "bir insan bir deryadır" öğretisini benimseyen, vicdani değerlerden yoksun olmayan ve en önemlisi de kokuşmuş fikirleri ve dar beyin yapılarıyla, ahlak gibi üzerinde tartışıla gelmiş, unca değerli insanın fikirlerini idrak etmeyip, okuduğu iki kelamla beyinleri gibi dar ve kalın bir çemberle bu güzel kavramı hapsetmeyenlerdir. zannediyorum her kes üzerine düşeni alır yazım sadece bir değerlendirmedir saygılarımla..
..beyto..
..beyto..
Yorumlar
Yorum Gönder